36 yaşında, yakışıklı fakat nevrozlu bir karakter Selim… Teoride her şeye çok hakim, hayatı iyi çözümlemiş ancak sisteme hiç ayak uydurumamış, otu boku sorgulayan ve sürekli intiharı düşünen bir insan parçası… Ayrıca, hayatın bir kısır döngüden ibaret olduğunu ve bir gün mutlu olsak bile o mutluluğun kısa süreceğine ve mutsuz günlerin yeniden geleceğine inanıyor. O yüzden yaşamak çok saçma diyor ama intihar etmeye de genelde götü yemiyor. Aslında öldüğü hikayeler var ancak Selim bazı hikayelerde nalları dikse bile sonuçta ‘Selim hikayeleri’ pembe dizi filan değil. Kaldığı yerden devam etmiyor yani. Hikayeler birbirinden bağımsız oldukları için Selim ölse de başka hikayelerde yaşamaya devam ediyor.
Selim'i sorsalar yukarıdaki gibi tanımlardım. Kendisini severim. Yayınladığım ve de yayınlamadığım birçok hikayemin sevgili başkahramanıdır kendisi! Ancak bu defa ne yazık ki son defa öldürecek kendisini... Öldürmeden önce de tüm hayatını ve fikirlerini bizlerle paylaşacak. Sonra da artık onu çok darlayan bu dünyaya veda edecek. Uzun lafın kısası, sevgili Selim'i kitaplaştırmaya karar verdim. Şöyle adam akıllı konsanstre olabilirsem 80-90 sayfa uzunluğunda olacak olan bu kitabı yaz sonuna yetiştirmeyi planlıyorum.
Haydi hayırlısı!
0 comments:
Post a Comment